|
| CUMHURİYET ARŞİV GAZETESİ | | | | |  |  | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  |
|
|
|
Ek Bilgiler:
Kategori: Siyasi Yazılar
Cumhuriyet Kitapları
ISBN: 978-605-4183-67-8
|
|
|
|
(Alışverişiniz güvence altında)
|
|
Bu kitap, Cumhuriyet tarihimizin sorun alanlan olan kadın, irtica, bağnaz gelenekçilik ve çağdaşlaşma arasındaki bitmeyen savaşımın 2000'li yıllardaki yeni örneklerini yansıtıyor.
iktidarını demokratikleşme perdesi ve Avrupa Birliği'ne giriş hazırlıkları maskelemesi altında dinsel aidiyet ve kimlik politikaları üzerine oturtan AKP'nin, Cumhuriyetin temel kurum ve değerlerine yönelik aşındırma projelerini geçmişten günümüze nasıl adım adım gerçekleştirdiğini sergiledikten sonra, Mustafa Kemal'in diliyle "Bu ülkenin kendilerinden ve tutkularından başka bir şey düşünmeyen, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilen, üstelik hainlik de yapabilecek kimi siyasetçilerin elinde oyuncak olmaya bırakılamayacağını" söyleyerek "Geldikleri gibi giderler" diyor.
İÇİNDEKİLER
- Sunuş
- Türk Medeni Kanunu Değişiklik Tasarısı
- Devrim ve Tarih Önünde "Uzlaşanlara"
- Kadınlarımız Meclis'e Sesleniyor
- Mart 2001'e Bakış
- Kadın Sorunu Değil, Ülke Sorunu
- Kadınlı Demokratik Sol, Artık İktidar Değil ki
- 'Ağıt İstemiyoruz Artık'
- Kara Düşünceler ve Anama Özürlüler
- Paketlerin Gölgesinde
- İrtica "Devrim Mühürlri"ne Karşı
- Sıra Yine Türbana mı Geldi?
- Çağdaş Yaşam Modelinden Ödün Verilemez
- Velidedeoğlu Hocamız
- Değişim mi?
- Laik Cumhuriyetimize Yönelik Tehlikeler
- "Laiklikten Şeriata mı?"
- Ortak Bir Gelecek mi? Avrupa Birliği Mandası mı?
- Kadınsız Siyaset ve Demokrasi
- Alacakaranlıktan Aydınlığa
- (CEDAW) Kadınlara Karşı Ayrımcılık Gölge Raporundaki Karanlık Yönler
- Karanlık İlişkiler
- Düzen Kadını Ezdi
- Siyasal-İdeolojik Örgütlenmeler
- İrtica Tartışmaları
- Çağının Tanığı: Server Tanilli
- Devrim Tarihinden Sınıfta Kalmak
- "Dur!" Demeye Var mısınız?
- Çağlayan Mitingi Açış Konuşması
- Bir Sinsilik Öyküsü: Sızıntı
- "Türbancılar" ve Anayasaya Saygı
- Kadın Devrimi
- Adalet, Güçlünün İşine Gelen Değildir
- Doç. Dr. Bahriye Üçok'u Anma
- Pusulayı Şaşırmak
- Daha Önceleri Neredeydiniz?
- Ulusal İradenin Temsilcisi Olan TBMM Susmamalıdır
- ÇYDD'ye İlişkin Kısa Bir Tarihsel Değerlendirme
- Katsayı Sorunu
SUNUŞ
Geldikleri Gibi Giderler başlıklı bu kitap, Aralık 1978-Eylül 1997'deki güncel siyasal tanıklıkları içeren Susmayan Yazılar ve onu İzleyen Ekim 1997-Aralık 2000 arasındaki tanıklıkları sürdüren Siyaset-Kadın ve İrtica'nın{2) ardından gelen üçüncü siyasal günce... Bu güncedeki yazıların büyük çoğunluğu, Ocak 2001-Temmuz 009 tarihleri arasında, Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı. Belirgin özellikleri ise, daha önceki iki kitapta olduğu gibi, yine Cumhuriyet tarihimizin sorun alanları olan kadın, irtica, bağnaz gelenekçilik e çağdaşlaşma arasındaki bitmeyen savaşımın 2000'li yıllardaki yeni örneklerini yansıtmaları..
Dünyamız 2000'li yıllara olumlu beklenti ve umutlarla girmişti. Çünkü, artık 'İletişim Yüzyılının başladığı, İnsan Haklarının en yüksek düzeyde yaşanabileceği gibi iyimserlik dolu görüşler öne sürülmekteydi. Ne var ki Yeni-Emperyalizm'in 'Küreselleşme' adına yapıp ettikleri; yabanıl boyutlarda bir 'Özelleştirme' akımı; 'Demokrasi' adına gerçekleştirilen toplu kıyımlar, bu düşlerin kısa sürede yıkılmasına yol açtı.
Bütün bunlara büyük 'Ekonomik Kriz' de eşlik edince, yaşam standartları giderek daha da düşen ülkelerde insanlar, yoksulluk ve çaresizliklerinin çaresini metafizik boyutlarda aramaya yöneldiler. Bu durum, gerek Avrupa'da gerekse ABD'de dinsel muhafazakârlığın artmasına neden olduğu gibi, şiddet, yıkıcı öfke ve fanatizmin yaygınlaşmasına da yol açtı. Bunlara ek olarak ideolojilerin yıkıldığı, ulus devlederin ortadan kalkacağı türünden spekülasyonların moda haline geldiği, pusulasını şaşırmış, tüm değerlerini yitirmiş bu yeni yüzyılda insanlar, ütopyalarının yok olduğunu görünce kendilerine yeni güvenceler aradılar. Bu güvencelerden en etkilisi ise, küreselleşmenin beslediği giderek yaygınlaşan 'Cemaatçilik' oldu.
Hiç kuşkusuz, Türkiye de dünyada yaşanan bu fırtınalı değişimden payını aldı. 2002 yılında çeşitli dinsel cemaatlerin desteği ile tek başına iktidar olan AKP, cemaatçiliğin meyvelerini devşirerek iktidarının yedinci yılını doldurdu.
AKP, bu yedi yıl içinde bu üçüncü güncedeki bazı yazılarda da değinildiği gibi, iktidarını 'demokratikleşme' perdesi ve 'Avrupa Birliği'ne giriş hazırlıkları' maskelemesi altında dinsel aidiyet ve kimlik politikaları üzerine oturttu. Bu dönemde Cumhuriyetin temel değerlerinin 'resmi ideoloji' sözcükleri ile küçümsenmesi, belli kesimlerce doğal bir şey olarak benimsendi. Ayrıca "Geçmişimizle barışmalıyız"; "Cumhuriyet Tarihi yeniden yazılmalı"; "Kemalizm, çağdaşlaşmanın önündeki en büyük engeldir" türünden karşı-devrimci sloganlar, AKP yandaşı medyanın (sözde) "gerçek demokrasiyi' oluşturmak için dilinden düşürmediği beyin yıkama yöntemleri olarak kullanıldı.
Örneğin, pek çok kapı dolaştıktan sonra AKP'ye yandaş olan akademisyen bir köşe yazarı, hemen hemen her yazısında yinelediği Kemalizm'e yönelik saldırılarını "Kemalistlerin cahil, yetersiz, dünyayı anlamaktan aciz, bağnaz, darbe yanlısı ve demokrasi karşıtı olduklarını"; "askerin arkasına saklanmaya çalıştıklarını" dile getirerek sürdürdü.'3'
O, bu yargısına kaynak olarak da Soros Vakfı ve Bilgi Üniversitesi için yapılan bir araştırmayı gösterdi.
Yine aynı kamptan bir kadın akademisyen ise, yükselen bir değer olarak gördüğü dinsel aidiyetin önemini vurgulamak için, "İs-lamin artık modern dünyanın çağdaşı ve bir Avrupa meselesi haline geldiğini, Avrupa'ya göçmen işçi olarak gidenlerin kendilerini geldikleri ülkeler üzerinden değil, din üzerinden tanımladıklarını"; Örneğin "Türk işçileri yerine artık Müslümanlar dendiğini" söylüyor.
O'na göre, "Türkiye, Müslüman kimliği ile barıştığı için, Avrupalı ve dünyalı olabilme potansiyeli taşıyor. Müslüman kimliği ile barıştıkça, Avrupalılaşması kolaylaşıyor."
Yaşamının önemli bir bölümünü Avrupa'da geçiren bu akademisyen, acaba Avrupa ve ABD hava alanlarında kendi deyimi ile "Avrupalılaşması kolaylaşmış Müslüman kimliklilere" yapılan muameleye, onların ne denli kötü karşılanıp dışlandıklarına hiç mi tanık olmamıştır ya da bunu görmezlikten mi gelmektedir?
Bu kadın akademisyen de aynı diğer meslektaşı gibi Kemalizm'den yakınmaktadır. "Kemalizm'in geleneklerden koptuğunu, ara kurumları yok ettiğini; muhafazakâr kesim, bu gün dünyaya daha açıkken, Kemalistlerin sınırları yükselttiklerini" öne sürmektedir.
Bu örnekleri ve daha yüzlercesini sergileyerek artırabiliriz. Bilimsel değerlendirme ya da düşünce özgürlüğü tesettürüne bürün-dürülen bu türden Kemalist ideoloji karşıtı görüşler, ne yazık ki se-kiz-on yıl öncesine oranla daha büyük bir ivme ile ve artan sayılarda yaygınlaşmıştır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal, Söylevinde inanılması güç bir öngörü ile gelecekte karşı-devrimcilerin kendisine ve yapıtlarına yönelik neler yapabileceklerine değinmişti. O, bu gibilerin Cumhuriyetçi ve demokrat oldukları sanısını vermeye çalışarak dinsel bağnazlığı coşturacaklarını; ulusu, Cumhuriyete, ilerleme ve yenileşmeye karşı kışkırtacaklarını biliyordu. Karşı -devrimciler, dinsel düşünce ve inançlara saygı perdesi altında eski yasaların yeterliliğini, yeni yasalar istemediklerini söyleyecekler, "Medreseleri, tekkeleri, bilgisiz softaları, şeyhleri, müritleri koruyacaklar; hatta Halifeliğin yeniden kurulmasını isteyeceklerdi."
Onlar, bunu " özel ve gizli düzenlerle, kimi amaçlara ulaşırız kuruntusunda bulunarak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir köşesinde oturarak yapacaklardı." Ne var ki Mustafa Kemal, "bu ülkenin, kendilerinden ve tutkularından başka bir şey düşünmeyen, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilen, üstelik hainlik de yapabilecek kimi siyasetçilerin elinde oyuncak olmaya bırakılamayacağını da söylemişti.
İşte Geldikleri Gibi Giderler başlıklı bu kitap, Kemalist bilincin aydınlığında, Mustafa Kemal'in vasiyetinin ve tehlikenin farkında olup bu tehlikeyi durdurma kararlılığını gösterenlerin ortak kaygı, düşünce ve duygularını yansıttığını umduğum eleştirel yazılardan oluşuyor. Medeni Kanun değişikliği sırasında yaşananlardan, Devrim ve tarih önünde uzlaşanlardan yola çıkıp çağdaş yaşam modelinden ödün verilemeyeceğini, karanlık ilişkileri, irtica tartışmalarını, adaletin güçlünün işine gelen şey olmadığını söyleyerek ulusal iradenin temsilcisi olan TBMM'nin artık susmaması gerektiğini vurguluyor.
Necla Arat
5 Temmuz 2009, Yeşilyurt
(1)N. Arat, Susmayan Yazılar, Say Yay. İstanbul 1997
(2)N. Arat, Siyaset Kadın ve irtica, İstanbul 2001
(3) Bkz. Zaman gazetesi, 9.06.2009
NECLA ARAT
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER
Bu kitap, Cumhuriyet tarihimizin sorun alanlan olan kadın, irtica, bağnaz gelenekçilik ve çağdaşlaşma arasındaki bitmeyen savaşımın 2000'li yıllardaki yeni örneklerini yansıtıyor.
iktidarını demokratikleşme perdesi ve Avrupa Birliği'ne giriş hazırlıkları maskelemesi altında dinsel aidiyet ve kimlik politikaları üzerine oturtan AKP'nin, Cumhuriyetin temel kurum ve değerlerine yönelik aşındırma projelerini geçmişten günümüze nasıl adım adım gerçekleştirdiğini sergiledikten sonra, Mustafa Kemal'in diliyle "Bu ülkenin kendilerinden ve tutkularından başka bir şey düşünmeyen, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilen, üstelik hainlik de yapabilecek kimi siyasetçilerin elinde oyuncak olmaya bırakılamayacağını" söyleyerek "Geldikleri gibi giderler" diyor.
|
|
| DEMOKRASİDEN TEOKRASİYE Mİ? |  | | Meriç Velidedeoğlu, AKP iktidarının “dinsel temelli bir dünya görüşü” ile “dünyasal yaşam alanı&rdqu... Detaylı Bilgi | 11.05/ YTL | |
|
|  | | YOBAZ VE HOKKABAZ |  | Yobaz ve hokkabazlar kuşattı Türkiye'yi...
Türkiye'de çağdaş, uygar, laik, demokrat, Atatürkçü, yurtsever in... Detaylı Bilgi | 12.75/ YTL | |
|
|
TÜRBAN Kadın Sorunu mu, Erkek Sorunu mu? Orhan Bursalı |  | | Türban, hayatımızın ekseninde. Bir inanış mı yoksa arkaik bir araç mı... Şüphesiz hem o hem diğeri. Ama bir gerçek var: Ü... Detaylı Bilgi | 9.35/ YTL | |
|
|  | BOP DEDİK RECEP Deniz Som |  | | Anayasa Mahkemesi'nin iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılmasına ilişkin davayı görüştüğü karar toplantısından ö... Detaylı Bilgi | 12.75/ YTL | |
|
|
ÇAĞDAŞLIK VE YURTTAŞLIK BİLİNCİ YHD |  | Günümüzde toplumsal gelişmeler, bireyleri doğaldan ilgilendirmektedir. Ulusal kaynaklarımızın, kimlik ve kültürümüz... Detaylı Bilgi | 10.00/8.50 | |
|
|  | GEÇMİŞTEN GELECEĞE RADYO CUMHURİYET'TE ÇAĞDAŞ İNSAN SÖYLEŞİLERİ Türkan Saylan |  | Bu söyleşileri yok olup gidecek kasetlere hapsetmeye hakkım olmadığını düşünüp bir şekilde yayınlamaya karar verdiğim için... Detaylı Bilgi | 16.00/13.60 | |
|
|
|
Tarih secin...
| |