| |
|
|
Ek Bilgiler:
Kategori: Tarih
Baskı: 49. baskı
Sayfa: 416
ISBN: 975-6747-21-8
|
|
|
|
(Alışverişiniz güvence altında)
|
|
"...Kurtuluş yolu ararken, İngiltere, Fransa, İtalya gibi büyük devletleri gücendirmemek, temel ilke gibi görülmekteydi. Bu devletlerden yalnız biriyle bile başa çıkılamayacağı kuruntusu, hemen bütün kafalarda yer etmişti. Osmanlı Devleti’nin yanında, koskoca Almanya, Avusturya-Macaristan varken hepsini birden yenen, yerlere seren İtilaf kuvvetleri karşısında, yeniden onlarla düşmanlığa varabilecek durumlara girmekten daha büyük mantıksızlık ve akılsızlık olamazdı... Baylar, ben bu kararların hiçbirini yerinde bulmadım...."
İÇİNDEKİLER
- DOKUZUNCU BASI ÜZERİNE
- SÖYLEVİN KISALTILMIŞ METNİ ÜZERİNE
- BİRİNCİ CİLT
- SAMSUN'A ÇIKIŞTAN TBMM'NİN TOPLANMASINA DEĞİN GEÇEN DÖNEM (19 Mayıs 1919 - 22 Nisan 1920)
- Birinci Bölüm
- İLK BİLGİ, İLİŞKİ VE DÜŞÜNCELER
- 19 Mayıs 1919'da genel durum ve görünüm
- Yabancı saldırganlıklar ve Padişah Vahdettin
- Yerli Hıristiyan azınlıkların örgütlenmesi
- Türklerin örgütlenmesi
- Ulusal varlığa düşman kuruluş ve kişiler
- Amerika'nın güdümünü isteyenler
- Ordunun durumu
- Genel durumu değerlendirme
- Düşünülen kurtuluş yollan
- Türlü öneri ve kararlar
- Ya bağımsızlık, ya ölüm
- Kaçınılmaz tarihsel süreç ve büyük ulusal giz
- İkinci Bölüm
- EYLEMLİ ÇALIŞMAYA GEÇİŞ
- Ordu ile ilişki kurulması
- Ulusal örgütler kurulması ve ulusun uyarılması
- Ulusal gösteriler ve bunun yankıları
- Harbiye Nazırı'nın telgrafı ve verilen yanıt
- İstanbul'a geri çağrılma
- Amasya Bildirgesi
- Ön hazırlık
- Rauf ve Refet Beylerin kararsızlığı
- Bildirgenin yollandığı yerler
- Dahiliye Nazırı'nın olumsuz tutumu ve genelgesi
- Ali Kemal Bey ve Padişah
- Sait Molla'nın mektuplarında Ali Kemal Bey
- Genelge ve Sivas'a gelen Ali Galip Bey
- Amasya'dan Sivas'a gidiş ve oradaki olaylar
- Ali Galip'le karşılaşma
- Üçüncü Bölüm
- ULUSAL KONGRELER
- Erzurum Kongresi
- Erzurum'a gidiş
- Ulusal amaç yolunda ortaya atılma kararı
- Kongre hazırlıkları
- Askerlikten çekilme ve Erzurumluların desteği
- Erzurum Kongresi'nin açılışı
- Kongresi'nin kararları ve bildirisi
- Erzurum Kongresi'nde görülen duraksamalar
- İstanbul Hükümeti'nin tutuklama buyruğu
- Kongre kararlarının duyurulması
- Erzurum'da haber alman Karakol Cemiyeti
- Erzurum'dan Ferit Paşa'ya çekilen telgraf
- Sivas Kongresi
- Olumsuz davrananlar ve Sivas Valisi'nin kaygıları
- Erzurum'dan ayrılış ve Doğu Anadolu delegeleri
- Sivas yolunda bir olay
- Sivas'taki düzenleme
- Sivas Kongresi'nin açılışı ve başkanlık sorunu
- Kongre'nin üzerinde durduğu bazı işler
- Amerikan güdümü sorunu
- Amerikan güdümünün Kongre'de tartışılması
- Sivas Kongresi'ni sonuçsuz bırakma çabaları
- Sivas Kongresi'nin başarı ile sonuçlanması
- Dördüncü Bölüm
- DAMAT FERİT PAŞA HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE YERLİ HAYINLARLA UĞRAŞMALAR
- Ali Galip Olayı
- Düşmanlarla işbirliği yapan Ferit Paşa Hükümetiyle ilişkiyi kesme kararı
- İstanbul'a çekilen telgraflar
- Osmanlı Mebuslar Meclisi seçimleri
- Aykırı görüş ve eleştiriler
- Kâzım Karabekir Paşa ile dostça mektuplaşma
- Padişah'ın bildirisi
- Ferit Paşa Hükümeti döneminde türlü olay ve sorunlar
- Dersim Mutasarrıfı ve Ankara Valisi sorunları
- Kastamonu Valisi'nin değiştirilmesi
- İngilizlerin Merzifon'dan çekilmesi
- Konya Valisi Cemal Bey'in İstanbul'a kaçması
- Urfa Mutasarrıfı'nın olumsuz bir davranışı
- General Harbord'un Sivas'a gelişi
- Abdülkerim Paşa'nın aracılığı
- İlk Bozkır olayı
- İzmit ve Bolu yöresindeki olumsuz ortam
- Beşinci Bölüm
- ALİ RIZA PAŞA HÜKÜMETİ'NİN KURULMASI VE BUNU İZLEYEN OLAYLAR
- Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin düşmesi
- Ali Rıza Paşa Hükümetiyle ilişki
- Ali Rıza Paşa Hükümeti'nde sezilen duraksama
- Yunus Nadi Bey'e arabuluculuk yaptırılması
- Cemal Paşa'nın hükümet adına verdiği söz, ona verilen yanıt ve öteki yazışmalar
- Padişah köleliğiyle kazanılan iktidar, iktidarsızlık örneğidir
- Dahiliye NazırıŞerif Paşa'nın bildirisi
- Ali Rıza Paşa'nın sezgisi
- Salih Paşa aracılığıyla görüşme isteği
- İşgalci yabancıları konuk sayan bir politika
- Ulusal Örgütün genişlemesi ve toplanacak Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin düşündürdükleri
- Salih Paşa ile Amasya'da görüşme ve imzalanmayan gizli protokol
- Ulusal Savaşıma karşı kışkırtmalar
- Sivas'ta Şeyh Recep olayı
- Adapazarı yöresindeki kışkırtmalar
- İstanbul'daki kışkırtmalar
- Ali Rıza Paşa Hükümeti'ni destekleme kararı
- Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin toplanma yeri ve İstanbul'daki Ulusal Örgüt'ün durumu
- Komutanlarla toplantı
- Dört ayrı görüş ve alınan karar
- Mebuslara verilen yönerge
- İstanbul'daki olumsuz gelişme ve düşmanca çalışmalar
- Dahiliye Nazırı'nın kuşku uyandıran davranışları
- Sait Molla'nın Ajan Fru'ya mektupları
- Mustafa Kemal Paşa'nın Fru'ya yazdığı mektup
- Ali Rıza Paşa Hükümeti'nin düşmanın yalanlarına gerçek gözüyle bakması
- Çürüksulu Mahmut Paşa'nın demeci
- Yahya Kaptan'ın çabası ve İstanbul Hükümeti'nce öldürtülmesi
- Altıncı Bölüm
- TEMSİLCİLER KURULU MERKEZİNİN ANKARA'YA TAŞINMASI VE BUNU İZLEYEN OLAYLAR
- Ankara'ya taşınmanın nedenleri
- Seçilen mebuslarla Ankara'da görüşme gerekliliği
- Mebuslarla görüşmeyi engelleme girişimi
- İtilâf Devletlerinin Ali Rıza Paşa Hükümeti'ne verdikleri nota ve hükümetin tutumu
- Ulus işleri adalet dilenmekle görülmez
- Ankaralılara verilen konferans
- Mebuslarla görüşmeler
- Ulusal Ant hazırlanıyor
- Mebuslar Meclisi'ni Ankara'da toplama düşüncesi
- Mebuslar Meclisi'nin İstanbul'da toplanmasından sonra İngilizlerin verdiği Nota
- İstanbul Hükümetiyle yazışmalar
- Askeri birliklere ve önemli kişilere bildirim
- Yabancı subayların tutuklanması kararı
- Mebuslar Meclisi'nde başkanlık sorunu ve güçlü bir "ulusal grup" kurma gerekliliği
- Sadrazam Ali Rıza Paşa'nın beliren içyüzü ve hükümeti düşürme gerekliliği
- Aldatıcı sözler ve ağır karalamalar
- Olayların gidişine bağlı kalınamazdı
- O günlerin bazı önemli olayları
- Akbaş Cephaneliği ve Köprülülü Hamdi Bey
- Anzavur saldırısı, Hamdi Bey'in şehit olması
- İstanbul'a dönen İsmet Paşa'nın telgrafı
- Yedinci Bölüm
- SALİH PAŞA HÜKÜMETİ VE İSTANBUL'UN İTİLAF DEVLETLERİNCE İŞGALİ
- Ali Rıza Paşa Hükümeti'nin çekilmesi
- Çekilme nedeni
- Padişahın tutumu
- Ulusal Grup'un istemi üzerine alınan önlemler
- Salih Paşa Hükümeti
- Trakya'daki durum
- İtilâf Devletlerince İstanbul'a el konulması ve bunun uyandırdığı tepkiler
- Ön haberler
- İstanbul'a el koyma ve telgrafçı Manastırlı Hamdi Efendi
- Yönetici, komutan ve örgütlere genelge
- İtilâf kuvvetlerinin resmi bildirisi
- Yabancı devletlere gönderilen protesto
- Vali ve komutanlara yönerge, Türk Ulusuna ve İslâm Dünyasına bildiri
- Kimi mebusların İstanbul'dan kaçıp Ankara'ya doğru yola çıkması
- Sekizinci Bölüm
- OLAĞANÜSTÜ YETKİLİ BİR ULUSAL MECLİSİN ANKARA'DA TOPLANMASI KARARI
- Toplantı öncesindeki durum
- Bu konuda yayımlanan bildiri
- Mebuslar Meclisi Başkanı Celâlettin Arif Bey'in tutumu
- Olağanüstü yetkili Ulusal Meclis seçimlerine karşı kimi yerlerde gösterilen güçlükler
- Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıyor
- İKİNCİ CİLT
- TBMM'NİN TOPLANMASINDAN SÖYLEVİN VERİLDİĞİ GÜNE DEĞİN GEÇEN DÖNEM (23 Nisan 1920 -15 Ekim 1927)
- Birinci Bölüm
- TBMM'NİN AÇILMASINI İZLEYEN İLK OLAYLAR
- Türlü tarihsel akımlar karşısında Türkiye
- Söylev'in amacı
- İzlenmesi gereken siyasal ilke
- Ulusal siyasa nedir?
- Ankara'da kurulacak ulusal hükümetin niteliği
- Atatürk'ün TBMM Başkanlığı'na seçilmesi
- Ulusal hükümetin kuruluşu
- Yurt Hayınlığı Yasası ve İstiklâl Mahkemeleri
- Moskova'ya bir kurul gönderilmesi
- İkinci Bölüm
- DAMAT FERİT PAŞA'NIN YENİDEN İKTİDARA GELMESİ VE BUNU İZLEYEN OLAYLAR
- Damat Ferit Hükümeti'nin yıkıcı kışkırtmaları ve ilk iç ayaklanmalar
- İstanbul Hükümetiyle anlaşma konusunda Nurettin Paşa'nın aracılığı
- Savaş cepheleri
- İzmir - Yunan Cephesi
- Güney - Fransız Cephesi
- Yunanlıların ilk genel saldırısı
- Cephe'deki bozgun üzerine Meclis'te sert eleştiriler
- Celâlettin Arif Bey Doğu'da
- Doğu Cephesinde Ermenilerin yenilgisi ve Gümrü Anlaşması
- Gürcülerle anlaşma
- Trakya'daki durum
- "Gezici Kuvvetler" akımı ve Gediz yenilgisi
- Batı Cephesinde komuta ve düzen değişikliği
- Üçüncü Bölüm
- ÖNEMLİ İÇ AYAKLANMA VE ÖRGÜTLENMELER BİRİNCİ İNÖNÜ UTKUSU
- İkinci Konya Ayaklanması
- Yeşil Ordu Örgütü
- Çerkez Etem ihaneti
- İlk belirtiler
- Çerkez Etem'in küçük kardeşi Tevfık Bey'in başkaldırıcı tutumu
- Atatürk'ün yatıştırıcı davranış ve girişimleri
- Demirci Efe'nin işe karışması
- Çerkez Etem'in ağabeyi Reşit Bey'in gizli düzenleri
- Çerkez Etem'e bir öğüt kurulu gönderilmesi
- Atatürk'ün Batı Cephesi Komutanı'na verdiği buyruk
- Çerkez Etem'in ihanet belgesi ve Meclis'teki tartışmalar
- Birinci İnönü Utkusu
- Çerkez Etem'in sonu
- Dördüncü Bölüm
- TEVFİK PAŞA HÜKÜMETİ'NİN KURULMASI, ULUSAL ANAYASA, İKİNCİ İNÖNÜ UTKUSU
- Damat Ferit Hükümeti'nin çekilmesi
- Tevfık Paşa, Hükümeti'nin Ankara ile uzlaşma girişimi
- İzzet ve Salih Paşalarla Bilecik'te buluşma ve Ankara'ya geliş
- İzzet ve Salih Paşaların Padişah'a hizmeti yeğlemeleri
- Atatürk'ün Türk Ulusu'na öğüdü
- Ulusal Anayasa
- Ulusal Anayasa'nın Sadrazam Tevfık Paşa'ya bildirilmesi
- Ulusal Anayasa'nın öyküsü
- Türkiye Barışıyla ilgili Londra Konferansı
- Delegeler sorunu
- Delegeler Kurulu Başkanı Bekir Sami Bey'in kendi başına imzaladığı sözleşmeler
- İkinci İnönü Utkusu
- Refet Paşa'nın durumu
- Beşinci Bölüm
- TBMM'NİN İÇİNDE MÜDAFAA-İ HUKUK GRUBU'NUN KURULMASI
- Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde belirmeye başlayan türlü siyasal gruplar
- Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu
- Kutsal Varlıkları Koruma Derneği
- Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun başkanlığı konusunda Kâzım Karabekir Paşa'nın düşünceleri
- Altıncı Bölüm
- SAKARYA UTKUSU VE ONU İZLEYEN DIŞ VE İÇ OLAY VE İLİŞKİLER
- Sakarya Utkusu
- Düşmanın saldırısı ve Ordumuzun çekilişi
- Büyük Millet Meclisi'nde beliren tepki
- Atatürk'ün Başkomutanlığı üzerine alması
- Topyekûn savaş için Atatürk'ün cephe gerisinde aldığı önlemler
- "Savunma hattı yoktur, savunma alanı vardır" ilkesi ve Sakarya'da düşmanın yenilmesi
- Savaş yalnız orduların değil, tümüyle ulusların çarpışmasıdır
- Atatürk'e "Mareşal"lik rütbesinin ve "Gazi" sanının verilmesi
- Fransızlarla Ankara Anlaşması
- İç çatışmalar
- Pontus sorunu
- Anadolu'nun içindeki başkaldırmalar
- İç düzen ve iç politikadaki gelişmeler
- Nurettin Paşa'nın durumu ve yeni görevi
- Rauf ve Kara Vasıf Beylerle Refet Paşa'nın görevlerinden çekilmeleri
- Meclis'te "İkinci Grup" adında karşıcıl bir grubun kurulması
- Genel saldırıya geçilmediği için Orduya yöneltilen eleştiriler
- Kâzım Karabekir Paşa'nın geleceğe ilişkin bir düşüncesi
- Kimi devletlerle kamusal ve özel görüşmeler
- Başkomutanlık süresinin uzatılmasından doğan tartışma
- "İkinci Grup"un olumsuz tutumu ve Rauf Bey'in Bakanlar Kurulu Başkanlığına seçilmesi
- Yedinci Bölüm
- BÜYÜK UTKU, SİYASAL DEVRİM, SALTANATIN KALDIRILMASI, LOZAN BARIŞI
- Yunanlılara karşı uygulanacak genel saldırı planı hazırdı
- 26 Ağustos saldırı buyruğu ve 30 Ağustos Utkusu
- İzmir'in kurtuluşu
- Mudanya Ateşkes Anlaşması
- Barış Konferansına gönderilecek delegeler konusunda İtilâf Devletleri'nin ve İstanbul Hükümeti'nin tutumu
- Siyasal devrim: Saltanatın kaldırılması
- Barış Konferansında Türkiye'yi yalnız Ankara'daki Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti temsil edebilir
- Saltanatın kaldırılması
- Padişah Vahdettin'in bir İngiliz savaş gemisiyle Türkiye'den kaçışı
- Halifeliğe seçilen Abdülmecit Efendi'nin garip davranışları
- Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ulusal egemenlik tartışması
- Atatürk'ün yurt gezisi ve Halk Partisi'nin kurulması
- Ülkede ve dünyada Halifelik, din ve devlet sorunları
- "Devletin dini" konusunda 1924 Anayasası'yla verilen ödün
- Atatürk'ün Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurması
- Meclis'te Atatürk'e yönelik bir önerge ve Atatürk'ün yanıtı
- Lozan Barışı
- Lozan Barış Konferansı'nda görülen yüzyıllık hesaplar
- Görüşmelerin kesilmesi
- Lozan Konferansı'nın gidişi konusunda Meclis'te ateşli tartışmalar
- Konferansın ikinci evresi ve barışla sonuçlanması
- Rauf Bey'le İsmet Paşa arasında çıkan anlaşmazlık ve Atatürk'ün işe karışması
- Lozan'da Barış Antlaşması'nın imzalanması üzerine İsmet Paşa'nın kutlanması
- Sekizinci Bölüm
- İKİNCİ TBMM'NİN TOPLANMASI, CUMHURİYETİN İLANI, HALİFELİĞİN KALDIRILMASI VE LAİKLİK DEVRİMİ
- TBMM seçiminin yenilenmesi ve İkinci Meclis
- Yenileme kararı ve Atatürk'ün koyduğu ilkelere göre yapılan seçimle oluşan ikinci TBMM
- Ara - seçiminde Bursa'dan bağımsız olarak seçilen Nurettin Paşa
- İkinci TBMM'nin yaptığı ilk önemli iş: Lozan Barış Antlaşması'nın onaylanması
- Ankara'nın başkent olması
- Cumhuriyet'e giden yolun son aşamaları ve Cumhuriyet'in ilanı
- Fethi Bey'in Bakanlar Kurulu Başkanlığı, Ali Fuat ve Kâzım Karabekir Paşaların yeni görevleri
- Fethi Bey Kabinesi'nin çekilmesi
- Seçilecek bakanlar konusunda TBMM'deki anlaşmazlık
- "Yarın Cumhuriyet ilân edeceğiz"
- Atatürk'le İsmet Paşa'nın baş başa saptadıkları Anayasa değişikliği tasarısı
- 29 Ekim 1923 sabahında toplanan Halk Partisi Grubu'ndaki tartışmalar ve tasarının kabulü
- Cumhuriyet'in ilânı, Atatürk'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ve ilk Cumhuriyet Hükümeti
- Cumhuriyet ilanını eleştirenler ve Atatürk'ün düşünceleri
- Halifeliğin kaldırılması ve Laiklik Devrimi
- Halifeye yaptırılmak istenen rol
- Halk Partisi Grubu toplantısında Rauf Bey'in sınava çekilmesi
- Halifeliğin, Şer'iye ve Evkaf Bakanlıklarının kaldırılması ve öğretimin birleştirilmesi
- Halifeliğin Atatürk'e önerilmesi
- Dokuzuncu Bölüm
- ÇOK PARTİLİ DEMOKRASİYE GEÇİŞ GİRİŞİMİ VE ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE ARMAĞANI
- Askerlikle Politikanın ayrılması
- Hükümete yönelik gensoru önergesi
- Terakkiperver Cumhuriyet Partisi'nin kurulması
- Doğu'daki ayaklanma, Takrir-i Sükûn Yasası ve Terakkiperver Cumhuriyet Partisi'nin kapatılması
- İzmir'de Atatürk'e karşı suikast girişimi
- Takrir-i Sükûn Yasası'nı izleyen devrim yasaları
- Atatürk'ün Türk Gençliğinin koruyuculuğuna bıraktığı armağan: Cumhuriyet ve Devrim
DOĞUMUNUN 100. YILINDA,
Söylev 'in 9. basısı üzerine
İçinde bulunduğumuz 1981 yılı Türkiye Cumhuriyeti için olağanüstü bir önem taşımaktadır. Çünkü 1981, yeni Türk Devleti 'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 'ün ülkemizde ve bütün dünyada kutlanıp anıldığı yıldır. Tam 100 yıl önce doğan Atatürk, Cumhuriyeti kurduğu zaman henüz 42 yaşındaydı. 43 yıl önce de bu dünyadan ayrıldı. 57 yıllık yaşamının son 27yılını, sınır boylarında, ateş hatlarında ve daha sonra -ortaçağ kalıntısı karanlık bir ortamı yırtmak için- ya kitaplıklarda, bilim kurumlarında, ya da elindeki tebeşir ve önündeki kara tahta ile halkın arasında savaşımla geçirdi. Bunlardan birincisi vatan savunması savaşı; ikincisi de Türk Ulusu 'nu aydınlığa kavuşturmak için bir kültür savaşımı idi.
Bütün bu savaş ve savaşımların temel kitabı O 'nun 1927'de okuduğu NUTUK'tur. Bu Söylev, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin; nereden başlanıp, hangi olumsuz koşullar altında, hangi engel ve aşamalardan geçilerek nasıl kurulduğunu, belgelerle anlatan anıtsal kitaptır. Bu nedenle günümüzün ve geleceğin bütün kuşakları Türkiye Cumhuriyeti 'nin kuruluş tarihini ve böylece Türk Ulusu 'nun tutsaklıktan kurtuluşunun öyküsünü öğrenmek için Söylev 'i okuyacaklardır.
* * *
23 Nisan 1920 'den 1 Kasım 1922 tarihine değin Türkiye 'de eylemli olarak iki hükümet, daha doğrusu iki devlet vardı:
1) Anadolu 'daki Ulusal Türk Devleti,
2) Düşman işgali altında bulunan İstanbul 'daki kukla Osmanlı Devleti.
Atatürk Büyük Söylev 'ini bu iki siyasal kuruluş arasındaki ilişkilere göre kronolojik biçimde düzenlemiş olduğu için, biz de Söylev 'i bölümlere ayırırken bölüm başlıklarında, doğal olarak aynı yolu izledik ve ayrıca, Osmanlı Mebuslar Meclisi 'nce 17 Şubat 1920 'de kabul edilen Misak-ı Milli'nin (Ulusal Ant'ın) tam metnini, ilgili bölüme -dip notu olarak- ekledik.
Söylev 'in başlıklarla bölünlenmesi, kimilerince bunun "okul kitabı " biçimine sokulduğu yolunda yorumlandı ve küçümsendi. Eğer bu bölümleme Söylev 'e gerçekten bir okul kitabı biçim ve niteliğini vermişse bundan ötürü çok seviniriz. Çünkü Söylev üzerindeki çalışmamızın başta gelen amaçlarından biri de, bu tarihsel yapıtı orta ve yüksek öğrenimdeki bütün öğrencilere okutmaktır. Bu öğrenciler, Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti 'ni dış ve iç düşmanlara karşı korumakla görevlendirdiği kuşaklardır. Atatürk, Türkiye'nin hukuk düzenini şeriatçı sistemden akılcı, laik sisteme geçirdiği için bizdeki şeriatçılar ona her zaman düşmandırlar. Bu gibiler Atatürk 'ün büstlerini ve heykellerini kent alanlarına ve okullara dikip bunlar önünde törenler düzenlemeyi "puta tapmak" sayarlar. Böylece Atatürkçülüğü yıpratıp laik Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak, ulusumuzu Atatürk milliyetçiliği aşamasından ayırıp ümmetçilik karanlığına, ya da Turancılık hayalciliğine götürmek isterler; ama hiç bir zaman başarıya ulaşamayacaklardır. Atatürk'ü "putlaştırmak", ya da "peygamberleştirmek", aklı başında hiçbir Atatürkçünün hatırından geçmez. Atatürk de herkes gibi ölümlü bir kişidir. Nitekim onun fizik varlığı 43 yıl önce aramızdan ayrıldı. Kendisi bunu bildiği için, ölümünden çok önce: "Benim fâni vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır, " demişti. Onun heykel ve büstleri önünde düzenlenen törenlerin, yontulmuş bir taş veya maden parçasına tapmak olmayıp, kurduğu Türkiye Cumhuriyeti 'nin bütünlük, dokunulmazlık ve ilkeleri karşısında saygı belirtmek demek olduğunu, bilmeyenlere öğretmek, her aydına, her öğrenciye düşen vatan borcudur.
Öte yanda, sözde iyiniyetli aydın eleştirici kimliğine bürünerek Atatürk 'ü ve O 'nun devrimciliğini kötülemeye yeltenenler de vardır. Bu yoldakiler, Atatürk'ün -örneğin toprak ve vergi reformları gibi- köklü sosyo-ekonomik reformları gerçekleştirmediğini ileri sürerler. Bunlar, 1911 Trablus, 1912-1913 Balkan ve 1914-1918 Birinci Dünya Savaşları 'ndan hemen sonra, 1919-1922 arasında üçbuçuk yıl dış ve iç düşmanlarla kıyasıya sürdürülen Kurtuluş Savaşı yüzünden yanmış, yıkılmış ve yer yer tükenmiş bir ülkenin toplumsal ortamında Atatürk'ün bütün bu reformları hemen gerçekleştirmeye vakit ve olanak bulamayacağını düşünme yeteneğinden yoksun olanlardır.
Bir de kendilerine "devrimci" veya "ülkücü" adını takarak Atatürk 'ün gerçek devrimci kişiliğine gölge düşürmek ve dolayısıyla onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti 'ni bölmek, yıkmak isteyenler vardır. Bunlar dış düşmanlardan yardım görmektedirler. Daha doğrusu, türlü yöntemlerle kafaları yıkanmış olan gençlerdir bunlar. Gönlünü, varlığını ve yazgısını bu vatanın yazgısına bağlamış namuslu hiçbir yurttaş böylelerinden yana olmaz. Atatürk'ün doğumunun 100. yılında bu gerçeği her fırsat ve vesileyle vurgulamak bütün Türk aydınlarına düşen ulusal ve kutsal bir görevdir. Daha Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında bile Mustafa Kemal 'i hedefinden saptırarak yabancı bir ideolojinin uydusu yapmayı tasarlayanlar olmuştur. Atatürk bunu hemen sezip gereken önlemi almış ve bu gibilerin İstiklâl Mahkemesi önünde hesap verdiğini Söylev 'de belirtmiştir. Sarıklı bir milletvekilinin: "Paşam, bizim hükümetimiz (yani rejimimiz) hangi devletinkine benzer " sorusunu Atatürk 'ün: "Hocam, biz bize benzeriz" biçiminde yanıtlaması, onun taklitçilikten ne denli uzak ve ulusal onura ne kadar bağlı bir lider olduğunu gösterir. Temelinde milliyetçilik ve tam bağımsızlık yatan Atatürk ideolojisinin yöneldiği hedefe ulaşmak için O, daha Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında, içeride TBMM'nden özel ve olağanüstü yetkiler almak, İstiklâl Mahkemelerini kurmak; dışta da -bütün savaş gücünü Batı Cephesinde yoğunlaştırmak amacıyla- önce Ruslar, sonra da Fransızlarla anlaşıp doğu, kuzey ve güney sınırlarımızı güvenceye bağlamak ve onlardan ekonomik yardım sağlamak gibi her türlü önlemi almıştır.
Atatürk'ü -hangi yönden olursa olsun- açık veya gizli eleştirenler ve O 'nun yanılgıya düştüğü izlenimini uyandırmak sevdasında olanlar düşünmelidirler ki, her ölümlü gibi onun da eleştirilebilecek davranışları belki olmuştur. Yanılmazlık Tanrı 'ya özgüdür. Ama Atatürk Ulusal Kurtuluş Savaşı 'nda ve daha sonra yanılgıya düşseydi, tarihsel fırsatları iyi kullanmasaydı, yeryüzünde bugünkü bağımsız Türkiye Cumhuriyeti olmazdı. Bunu görmemek için ya bilgisizlik, bilinçsizlik veya nankörlük, ya da Türk vatanına ve onun evlatlarına karşı beslenen korkunç kin ve düşmanlığın yoğurduğu hayınlık içinde bulunmak gerekir.
Söylev 'in bugünkü biçimiyle ilk basısı 1978 'in Mayıs ayında yayımlandı. Henüz üç yıl bile dolmadan dokuzuncu basıya ve "elli bin "e ulaşılması, Türk Ulusu 'nun ve Türk gençliğinin bu anıtsal yapıtı okumak için ne büyük bir susamıştık içinde bulunduğunu göstermektedir. Böyle yüksek bir sayıya Atatürk'ün 100. doğum yılında ulaşmak, bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı olmuştur. Eğer bu raslantı aynı zamanda bir başarıyı simgeliyorsa, bunu her şeyden önce aziz Atatürk'e; her zaman O 'na bağlı olan, O'nun izinde yürüyen Türk Halkına ve Atatürkçü aydınlara borçluyuz.
Şükran borcumuzu, yaşamımızın sonuna dek Atatürkçülük yolundaki uğraşılarımızı sürdürerek ödemeye çalışacağız.
Hıfzı Veldet VELİDEDEOĞLU
Göztepe, 16 Mart 1981
GAZİ M. KEMAL ATATÜRK
SÖYLEV CİLT I-II
Söylev, 1919-1927 döneminde, Atatürk’ün kendi kaleminden çıkmış bir öz yaşam öyküsüdür.
Söylev, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ve Türk Devrimi aşamalarının üst düzeyde, ilk elden tutulmuş bir güncesi niteliğindedir.
Bu neden Söylev, Türkiye’nin en önemli bir döneminin belgelere dayalı siyasal tarihidir.
Söylev, asker, devlet adamı, üstün konuşmacı ve devrimci Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü en iyi anlatan kitaptır.
Atatürk’ün istençli, dayançlı, uzak görülü, sabırlı ve yürekli kişiliği bu yapıtın her sayfasından yansımaktadır. Söylev, gelecek kuşaklar için bir yol göstericidir.
|
|
SÖYLEV (Nutuk)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
|

Söylev, Atatürk'ün kendi deyimiyle, 9 yıllık bir dönemin tarihçesidir. Görünürde onun 19 Mayıs 1919'da Samsu...
Detaylı Bilgi |
10.00 7.00
|
|
SÖYLEV 3 Belgeler
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
|

SÖYLEV'in anlamına derinlemesine erişmek isteyenler onu BELGELER'le birlikte okuyacaklardır. Çünkü Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın &...
Detaylı Bilgi |
17.00 11.90
|
|
|
OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN YÜKSELİŞ VE ÇÖKÜŞ TARİHİ Dimitri Kantemir |  | Boğdan Prensi ve Voyvodası Dimitri Kantemir, 18. yüzyılın, değişik
alandaki yapıtlarıyla tanınan, bilim tarihine ve evrensel ansiklopedi... Detaylı Bilgi | 40.00/28.00 | |
|
|  | KURTULUŞ VE KURULUŞ Bülent Tanör |  | Türkiye, 1918'den başlayarak büyük bir dönüşüm yaşadı. Önce bir Ulusal Kurtuluş Savaşı'yla bağımsızlık yeniden eld... Detaylı Bilgi | 19.00/13.30 | |
|
|
| | Yazar Hakkında | | | Gazi Mustafa Kemal Atatürk |
|
| |