...
-Kuşu bu tutmuş... İşaret parmağımı tutardı:
- Bu kesmiş...
Orta parmağımı tutardı:
- Bu pişirmiş...
Yüzük parmağımı tutardı:
- Bu yemiş...
Serçeparmağımı tutardı:
- Bu da "hani bana" diye bağırmış; bağırınca dövmüşler, dövmüşler, dövmüşler...
İLHAN SELÇUK
AĞLAMAK VE GÜLMEK
İnsan, çoğu zaman yaşamında ne zaman güleceğini, ne zaman ağlayacağını bilemez. Sözgelimi ünlü bilge Sokrates'i yasalara aykırılık etti diye mapusaneye götürürlerken, karısı hem ağlıyor hem söyleniyormuş:
- Seni haksız yere götürüyorlar...
Sokrates:
- Sus hanım ağlama, demiş; haklı yere götürseler daha mı iyi olacaktı?
Gülmek ve ağlamak bir uygarlık sorunudur, çağımızın insanı nerede ve neye güleceğini ya da ağlayacağını bilen insandır, diye bir tanım yapsam yanlış mı olur?