"O gün öğleden sonra Spiro'nun otelinde toplayabilecekleri bütün adamları toplamış Venizelosçular. Yine de iki yüzü ya bulmuşlar ya bulamamışlar. Kışkırtıcı konuşmalar olmuş. Silahlar dağıtılmış. Gece baskınlar kararlaştırılmış. Derken hiç beklemedikleri birşey olmuş. Toplantının sonuna doğru, savcı, tek başına salona girmiş. İlerlemiş,ön sıraya oturmuş. İçerdekiler, kendilerine katıldı sanarak savcıyı alkışlamışlar. Savcının, otele girdiğini gören dışardakiler arasında merak artmış. avcınin arkasından en az iki yüz kişi daha dolmuş salona. Panayot ile Vasil de onların arasındaymışlar. Savcı son konuşmalardan sonra söz almış. Tane tane konuşmaya başlamış. Önce biraz okşamış salondakileri. "Anlıyorum, acılısınız, üzgünsünüz, ben de sizler gibi Anadolu'da ölen kardeşlerimiz için üzülüyorum, yanıyorum," demiş. Sonra sözü yavaş yavaş Florina'ya getirmiş. "Acılar acı ile dindirilemez," demiş. "Savaş Batı Anadolu'da başladı, Batı Anadolu'da bitti..."
NECATİ CUMALI
MAKEDONYA 1900
… Urla’da üç yıl yatağında sılasını yaşadı. Baktığı yerden gözlerini ayırmadan sık sık dalar giderdi.
Arada, kendini tutamadığı sıralarda, “Ah, Florina’yı bırakmayacaktım, Florina’da ölecektim!" dedikçe, artık gölgelenmeye başlayan bakışlarında, cins atlar gibi, geniş sağrılı omuzlu dağlarının izdüşümleriyle Makedonya göklerinin ışığı yansır, yüzü bulutlardan sıyrılmış gibi aydınlanırdı.
1977 Sait Faik Armağanı