Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir sivil topluma yön veren Türkan Saylan edindiği deneyimleri sivil toplum çalışmalarına gönül veren yurttaşlarla paylaşıyor ve Kenan Mortan’ın 100 sorusunu yanıtlarken yeni “çılgın projeler” için esin kaynağı oluşturuyor.
ÖNSÖZ
Türkiyemizin büyük sorunlarından biri de toplumun en yasal hakkı olarak sağlıklı ve verimli bir şekilde örgütlenebilmesidir. Adı ne olursa olsun, halkın, kendilerini ilgilendiren konularda bir araya gelip doğruyu, gerçeği, bilimsel verilerin ışığında öğrenerek, belli bir disiplin içinde topluma yansıtarak kamuoyu oluşturması gerekir. Böylece, oy sayısıyla ve çok çeşidi vaaderle iktidara gelenlerin her konuda yapacakları yanlışlık ve saptırmalar, konularında uzmanlaşmış STO'lerin kontrol ve direnci ile karşılaşarak ileri gidemeyeceklerini anlayacaklardır.
STO'lerin toplumsal gerçekleri ve sorunları saptamaları, çözümlerini üretmeleri, ister istemez hantal muhalefeti de biraz olsun harekete geçirebilecek ve memleketin sorunlarına eğilmelerine yardımcı olabilecektir.
1970lerden beri, önce sağlıkla sonra da eğitimle ilgili kurumlarda etkin yer alan bir yurttaş olarak, yine yılların desteğini ve Anadolu'nun kalkınması düşlerini paylaştığım değerli araştırmacı-iktisatçı Prof. Dr. Kenan Mortan'ın sorularını hazırladığı "100 Soruda STO'ler" içerikli söyleşi kitabına ortak olmayı bir borç bildim.
Bu kitapta, sistematik ve didaktik bilgiler yerine, yaşam içinde örgütlenme, sorun saptama ve çözüm üretme konularında yaşadıklarımı ve yorumlarımı iletmenin daha yararlı olacağını düşündük. Prof. Dr. Kenan Mortan'ın zaman zaman bilgece hatta kışkırtıcı sorularını yanıtlamak keyif verici oldu.
Bu kitap birçok insana örgütlenme, toplum sorunlarına eğilme ve hatta tek başına da kalsa katkı sağlayabilme konusunda özgüven, kararlılık ve eyleme geçme, başarıyı paylaşma uyarısı verecektir, eminim. Bu arada bana kızacaklar da olacaktır. Savunmaları da genelde şöyle oluyor: "Sen başarılısın, enerjini yitirmemişsin. Bizden farklısın..." Oysa yanıtım şu: "Türkan Saylan olarak ben gökten düşmedim. Kendimi tarttım, içimdeki gizilgücü keşfedip ondan yararlandım, yararlanıyorum. Her insanın içinde sakladığı, kullanmadığı, belki de varlığından haberdar bile olamadığı bir enerji kaynağı vardır. Siz de kendinizi keşfeder, düş kurar ve düşlerinize uygun birkaç ufak başarıya ulaşırsanız artık kimse sizi durduramaz!"
Türkiye'nin, çağdaş-laik-demokratik bir hukuk devleti olabilmesi, var olanı koruyup yeniliklere açılabilmesi için örgütlü bir sivil toplumun varlığı şart. Yoksa ülke cemaat ve tarikatlara teslim edilecek neredeyse!
Atatürk'ün çocukları ve Cumhuriyet'in satın alınamaz dürüst ve namuslu bireyleri olarak el ele verip sağlam bir örgütlenme ve dayanışma ağına kavuşmamız temel çözümdür.
Türkan Saylan
Mayıs 2008
TÜRKAN SAYLAN
100 SORUDA SİVİL TOPLUM
Her sivil toplumcunun hem öğreneceği hem de esinleneceği bu kitapta Türkan Saylan 40 yılı aşkın sivil toplum deneyimiyle şöyle diyor: "Ben bu işe 'çılgın projeler' diyorum. Kafayı takıp hep projeyi düşünmek, çok işe yarar. Hakkari kilimleri bir örnek, herkese de anlatıyorum. 12 bin kilimi her yıl pazarlasak, bin kadına biz sürekli bir iş sağlamış oluruz. Bin kadın kendi kendisini sigortalasa, evinde bir kere bir kimlik kazanacak, cebinde üç kuruşu olacak. Siz Hakkari'nin kalkınması için dört tane bacalı fabrika kurayım derseniz, milyonlarca liralık yatırım yapacaksınız. Burada, hiç yatırım yapmadan, dört tane bacalı fabrika kurmuş gibi olacaksınız, 'istihdam yaratan KOBİ kurdum' derseniz, on kişilik yüz tane KOBİ kuruyorsunuz! Sivil toplum örgütünde çalışacak bir insanın, bu tip hedeflerinin olması, bilinçli olması, kendini geliştirmesi gerektiğine inanması şart. Hayatta, plansız hiçbir şey olmaz!"