GİRİŞ
Yurdu Teninde Duymak, birbirini tamamladığını düşündüğüm iki bölümden oluşuyor. "Türkiye'nin Aydınlık Yüzüne Yolculuklar" başlıklı ilk bölümdeki yazıların büyük çoğunluğunda, ülke içinde şiirlerimi okuyarak yaptığım yolculukların izlenimleri yer alıyor.
Genellikle müzisyen arkadaşım Halûk Çetinle birlikte gerçekleştirdiğimiz dinletilerin sayısı, 1994 Eylülü'nde Antalya'daki ilk dinletiden bugünlere geçen sürede iki yüzü aştı.
Ülkenin hemen her yöresinde ve diyebilirim ki bütün kentlerinde, başkaca yerleşim merkezlerinde, toplam on binlerce kişi önünde şiirlerimi okudum.
Yanı sıra da şiirlerimden yapılan ezgiler izleyiciye sunuldu.
Bu gezilerin yaşamımın en mutlu olayları olduğunu söyleyebilirim.
Çünkü "yurdu teninde duymak" sözünü bana kazandıran ve hak ettiren onlardır...
1980li yılların ikinci yarısında, 12 Eylül zindanlarmdaki mahpusluk deneyimi sonrasında, Fransa merkezli fakat dünyanın dört bir bucağını kapsayan sürgünlüğümde, en çok hayal ettiğim şeydi bu: Tüm ülkeyi şiirlerimi okuyarak dolaşmak...
Bugün bu hayalimin çok büyük ölçüde gerçekleşmiş olduğunu söyleyebilirim.
Bir şairin bundan daha büyük bir mutluluğu, kazanacağı daha büyük bir ödül olabileceğini düşünemiyorum...
"Türkiye'nin Aydınlık Yüzüne Yolculuklar" başlığı ile gazetemizde yayınlanan yolculuk izlenimlerim, genellikle sıcağı sıcağına yazılmışlardır. Bu yazılar, sevgili ülkemizin, başta İstanbul olmak üzere mega kentlerimizden pek de iyi seçilemeyen "aydınlık" yüzünün, öyle sanıyorum ki nesnel ve içten tanıklıklarıdır. Onları ve yine bu bölümde yer alan "Cumartesi Yazılan"mdan aynı nitelikteki seçmeleri, bütün bu yolcuklarda tanıdığım, karşılaştığım, söyleştiğim, sayısız kitap imzaladığım okurlanma, dostlarıma, bütün okurlarıma sevgiyle, saygıyla sunarım
"Nasıl Millet Olunur?" başlıklı ikinci bölümü oluşturan yazılarda ise, denebilir ki, nasıl doğru ve iyi bir yurttaş olunur sorusunun yanıtlan araştırılıyor...
Bu bölümün başlığı, yine oradaki yazılardan birinin başlığı ile, şu soru da olabilirdi: "Biz Bu Cennete Layık mıyız?"
Ataol Behramoğlu
İstanbul, 2008