| |
|
|
Ek Bilgiler:
Kategori: Deneme
Baskı: 1. baskı
Sayfa: 232
ISBN: 978-9944-150-33-0
|
|
|
|
(Alışverişiniz güvence altında)
|
|
Kimileri gerçekten böyle bir kaygı duydukları için, kimileri de niyet beyanından olsa gerek, arada bir şu soruyla karşılaşırım:
“Mustafa Bey, Cumhuriyet gazetesi batıyor diyorlar, doğru mu?”
Başlangıçta bu sorulara, “Yok öyle değil,”, “Bu tür söylentiler var ama,” türünden yanıtlar vermeye çalıştım. Baktım ki, yılda 2-3 mevsim benzer soru geliyor, yanıt verme biçimimi değiştirdim...
Uzunca bir süredir böyle bir soru geldiğinde şu kestirme yanıtı veriyorum:
“Doğru...”
Çok az nefeslendikten sonra şöyle devam ediyorum:
“Cumhuriyet batıyor, pek çok kesime batıyor... Batmaya devam edecek!”...
İÇİNDEKİLER
- Önsöz
- Cumhuriyet ve Aydınlarımız
- Cumhuriyet Batıyor!
- ‘Benim İki Yüreğim Var!.. Biri Cumhuriyet Gazetesi...
- ‘Oğlum Cumhuriyet Kadar Solcu Ol...’
- Bir Cumhuriyet Kadını: Berin Nadi...
- Uğur Mumcu’dan Bugüne:Durulduk Ey Halkım, Unut Bizi!
- Ahmet Taner Kışlalı: Centilmen Devrimci...
- Prof. Muammer Aksoy: ‘İlim ve Vatan Adamı’
- Türkiye’de Aydının Meslek Hastalığı: Terörden Ölüm!
- Katledilen Aydın Gazeteciliği
- Mustafa Ekmekçi: Kahkahalar Ağlarken...
- Mahmut Tali Öngören: Kavgayla Dolu Sakin Yaşam...
- Nasıl Bir Andayım?..
- Medya
- Kitle İmal Silahları!
- Bir Başka Açıdan Medya: Yeni Ortaçağ!
- Medyalröz...
- Dil
- Türkçeyi Yabancı Dil Olarak mı Okutsak!
- ‘İki Vatanım Var: Dilim ve Toprağım’
- Emile Zola mı, Pirzola mı?
- ‘Balbay’ın Dili...’
- M-izah Tarzı!
- Atatürk ve Aydınlanma
- Atatürk En Çok... Okudu!
- Atatürk Yıllar Geçtikçe Güncelleşiyor!
- 29 Ekim 1923: Ufkun Ötesi...
- Timeo Hominis Unis Libri!
- Atatürk Orman Çiftliği...
- Köy Enstitüleri...
- Yücel ki Hasan Âli Yücel...
- Nazilli Basmaları...
- Siyaset ve Toplum
- Bizde Demokrasinin Tanımı GenişSahası Dardır!
- Sol Deyince...
- İran’da Mollaları Getiren Sol!
- Hititler’den Beri...
- Siyaset K-adını Arıyor!
- Hortumcular Kadar Örgütlü Olabildiğimiz Gün...
- ‘Bir’Çok Büyük Rakamdır...
- Beyin Göçünü Beyin Gücüne Çevirmek!
- Nergisi Görmeyen Nergis!
- ‘Yeter ki Çalmasınlar Mezar Taşımı’
- Bizde Şudur Deneyim:Vaay Ben ‘De Neyim’!..
- Din ve Kul-lanımı!
- Ozan Tabakası...
- Takiyeddin’den Takıyyeye...
- Aç Kalan Toplum Önce Değerlerini Yer!
- Kişi Başına Düşen Ulusal Onur...
- Küreselleşme
- Küreselleşmenin Üç Evresi:1490-1890-1990...
- Çokkültürlü Avrupa...
- Barış Savaştan Zordur!
- Hiroşima ve İnsanlık...
- Bilim-Market!
- ‘Hiçİlişki Kalmadı Gerçekle Söz Arasında’...
- Yaşam
- Öğretmenlerimiz...
- Gökyüzündeki Avuçİçi Kadar Aydınlık...
- Karşılama...
- Yaşamın YaşıÇok...
- Bir Bebek Yüzü: Dünyanın En Geniş Coğrafyası...
- ‘Ataerkil’e Rakip: Bebeerkil Toplum!
- Heyecan Yaşlanmaz...
- Ağaçlama
- Meyveye Durmak...
- Zeytin Gövdeleri...
- Çam Kendisini Budar!
ÖNSÖZ
Türkçemizin Kutupyıldızlarından Emin Özdemir, Deneme Seçkisi, Düzyazının Sorgulayan Gücü kitabında deneme türünü şöyle tanımlıyor:
“Dilimizde deneme sözcüğünün değişik anlamları vardır. İlk anlamı denemek eylemi. Bu bağlamda tecrübe sözcüğünün eşanlamlısıdır. İkinci anlamıysa, son biçimini almamış, taslak biçimindeki yapıt... Sözcüğün üçüncü anlamıysa bir yazın terimi olarak kullanımıyla ilgilidir: Herhangi bir konuda kesin bir sonuca varma çabası gütmeksizin, yazarın kendi kişisel düşüncelerini, görüşlerini, izlenim ve kanılarını söyleşme havası içinde işlediği düzyazı türü.”
Deneme deyince akla gelen ilk evrensel isim elbette Montaigne. Yazı aramızda, ben de Montaigne’in Denemeler kitabını kaç kez okuduğumu anımsamıyorum. Öylesine bilgilendirici, çekici. Bu yüzden Denemeler’den birkaç tane almak durumunda kaldım. Evde, işyerinde, yol çantamda birer tane bulunmalı...
Emin Özdemir, denemeyi bütün örnekleriyle aktardığı kitabında pek çok denemecinin bu türü tarifine de yer vermiş. İşte Melih Cevdet Anday’ınki:
“Deneme türü, insan ve doğayı özgürce tanımayı, toplumsal önyargılardan, dogmalardan bağımsızlığı, kendini pek yürekle ele almayı, aklın ışığından başka yol gösterici tanımamayı, kendine insanlardan biri diye bakmayı, alçakgönüllülüğü, kişioğlu hangi durumda olursa olsun bir hamurdan yapıldığı inancına dayanan bir insancıllığı ve kuşkusuz halkça konuşmayı gerektirir.”
Bu tarifi okuyunca bir öğrenci gibi sevindim; “Hah işte Anday Hocam,” dedim, “ben de bu tür karalamalar yapabilir miyim, diye düşünüyordum.”
Sözü uzatmam, bu kitapta yer alan yazıları tarifte zorlanmamdan geliyor.
Özdemir’in yaptığı tanımların tümünden birer tutam koyup, “deneme denemesi” demek belki uygun düşer.
1993 yılında gazetem Cumhuriyet’te günlük yazı yazmaya başladım. Bu yazıların içeriği adı üstünde; “Gündem”.
O gün, o hafta olup bitenleri okura aktarmak aynı zamanda “günlük” yaşamak demek. Gazeteciliğin sevdiğim tariflerinden biri şudur:
Yeryüzündeki hiçbir şey bir gün önceki haber kadar bayat değildir!
Bu tarif, bir anlamda günlük yazı yazanlar için de geçerli.
İşte bütün bu koşuşturmaca içinde arada bir “bütün zamanları” içerdiğini düşündüğüm yazılar da oldu. Onların arşivde “o günlük” yazılar olarak kalması elbette doğal.
Sözünü ettiğim yazılardan, Mustafa Kemal Atatürk’e, gazetem Cumhuriyet’e, kaybettiğimiz aydınlarımıza, cumhuriyet kurumlarına, dünyanın gidişine, bilime, aydınlanmaya, dilimizin durumuna ve yaşama ait olanlara ayrı bir gözle baktım. Ötekilerden çok da ayırmadan tabii!
Topladım bu yazıları, bir deneme demeti yaptım.
Bunu sorumluluk olarak da görüyordum. Dilerim bir ölçüde yerine getirmişimdir.
Mustafa Balbay
Ekim 2007, Ankara
MUSTAFA BALBAY
HEYECAN YAŞLANMAZ
1993 yılında gazetem Cumhuriyet'te günlük yazı yazmaya başladım. Bu yazıların içeriği adı üstünde: "Gündem". O gün, o hafta olup bitenleri okura aktarmak aynı zamanda "günlük" yaşamak demek.
Gazeteceliğin sevdiğim tariflerinden biri şudur: Yeryüzündeki hiçbir şey bir gün önceki haber kadar bayat değildir! Bu tarif, bir anlamda günlük yazı yazanlar için de geçerli, işte bütün bu koşuşturmaca içinde arada bir "bütün zamanları" içerdiğini düşündüğüm zamanlarda oldu. Onların arşivde "o günlük" yazılar olarak kalması elbette doğal.
Sözünü ettiğim yazılardan, Mustafa Kemal Atatürk'e, gazetem Cumhuriyet'e, kaybettiğimiz aydınlarımıza, Cumhuriyet kurumlarına, dünyanın gidişine, bilime, aydınlanmaya, dilimizin durumuna ve yaşama ait olanlara ayrı bir gözle baktım. Ötekilerden çok da ayırmadan tabii! Topladım bu yazıları, bir deneme demeti yaptım. Bunu sorumluluk olarak da görüyordum. Dilerim bir ölçüde yerine getirmişimdir.
|
|
BALKANLAR
Mustafa Balbay
|

"Balkanlar deyince aklıma ilk, bu sözcüğün heceleri gelir: Bal.. Kan... Lar...
İlk hecenin anlamını söylemeye gerek y...
Detaylı Bilgi |
18.00 11.70
|
|
ÜLKELERE DEĞİL SAVAŞA DÜŞMANIM
Mustafa Balbay
|

İşsizlik yok, ama kimse çalışmıyor...
Kimse çalışmıyor, ama bütün planlar gerçekleşiyor.
Bütün ...
Detaylı Bilgi |
16.00 10.40
|
|
|
| LAİKLİKTEN ŞERİATA MI? |  | | Meriç Velidedoğlu'nun 1980'lerden günümüze dek 24 yıl boyunca Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanan yazılarından seçilerek ol... Detaylı Bilgi | 9.10/ YTL | |
|
|  | | YÜREĞİN SESİ ZEYTİN ÜLKESİ |  | "Bol pınarlı İda'dır" bir adı; Mıhlı, Şarlak, Şahin Deresi / Bir kayadan duman duman / On yedi metre atlayan / Sutüven...
Gö... Detaylı Bilgi | 9.10/ YTL | |
|
|
YÜREĞİN SESİ ZEYTİN ÜLKESİ Mehmet Başaran |  | "Bol pınarlı İda'dır" bir adı; Mıhlı, Şarlak, Şahin Deresi / Bir kayadan duman duman / On yedi metre atlayan / Sutüven...
Gö... Detaylı Bilgi | 9.10/ YTL | |
|
|  | LAİKLİKTEN ŞERİATA MI? Meriç Velidedeoğlu |  | | Meriç Velidedoğlu'nun 1980'lerden günümüze dek 24 yıl boyunca Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanan yazılarından seçilerek ol... Detaylı Bilgi | 9.10/ YTL | |
|
|
ALACA BİR ÖFKE Hikmet Çetinkaya |  | Hüzünleri, sevinçleri uçsuz bucaksız mağaralarda yitip gitmişti...
Yaşamlarının en güzel günlerini cezaevle... Detaylı Bilgi | 7.00/4.55 | |
|
|  | ÖZLEŞTİRME DURDURULAMAZ! Ömer Asım Aksoy |  | "Özleştirme durdurulamaz"
Ömer Asım Aksoy'un bu sözleri, günümüzde özdeyişe dönüşm&uum... Detaylı Bilgi | 7.50/4.88 | |
|
|
| | Yazar Hakkında | | | Mustafa Balbay |
|
| |