Bir yazar için diyalog kurabildiği okur en büyük sevgilidir ve kalemi elinden düşmediği sürece, sönmeyecek bir aşk vardır aralarında.
Çeşitli konuları içeren bu kitap biraz da bu aşkın öyküsüdür.
ÖNSÖZ
Bundan 12 yıl kadar önce, biraz da bizim politik ortamımızın hep aynı kısırdöngü içine hapsedilmiş olmasının sonucu olarak biteviyeleşmiş siyasi yazıların dışında pazar günlerini, günlük politika dışındaki konulara ayırmayı ve bunları “Sevgiliye Mektuplar” biçiminde kaleme almayı düşündüm.
Elinizdeki kitap bu yazılardan yapılmış bir derlemedir.
Aşktan yaşama, ölüme, toplumsal çarpıklıklarımızdan damak tadına, palamuttan hünnaba, kimi tarihi çeşitli konulara elimden geldiğince değinmeye çalıştım.
Bir süre sonra çok kişiden aynı soruyu aldım:
— Kim bu Sevgili?
Ben de bilmiyordum başlangıçta. Somut bir yanıt veremiyor, karşımdakilerde kaçamak oynuyor izlenimi yaratıyordum.
En sonunda bir gün yanıtı bir hanım okurum buldu. İzmir Kitap Fuarı’nda yanıma yaklaştı ve,
— Merhaba Ali Sirmen, ne güzel her pazar bana mektup yazıyorsunuz, dedi.
Haklıydı.
Bir yazar için diyalog kurabildiği okur en büyük sevgilidir ve kalemi elinden düşmediği sürece, sönmeyecek bir aşk vardır aralarında.
Çeşitli konuları içeren bu kitap biraz da bu aşkın öyküsüdür.
Ali SİRMEN
ALİ SİRMEN
SEVGİLİYE MEKTUPLAR
Bu kitap, Ali Sirmen'in günlük sıcak siyaset dışında yaşam, sevgi, ölüm, insan ilişkileri, tanıdığı kişilerle ilgili anılarını, toplumsal çarpıklıklarımızı içeren konularda son 12 yılda kaleme aldığı yazılar arasından derlenmiştir
Burada, kimi toplumsal çarpıklıklarımız, ortak sevinçlerimiz ve acılarımız dışında, her köşe yazarının kaçınılmaz biçimde başına geleceği gibi, Sirmen'in de kimi olayları önceden görebildiğini, kimi zaman da ne acı yanılgılara düştüğünü göreceksiniz.