"Görev, baskın! Tam donanımlı on erle cemseyi hemen yola çıkaracaksın, istikamet Ceylanköy. Ortalık kararırken köyün girişinde, yolun altındaki düzlükte buluşacağız."
"Başüstüne komutanım, görev baskın. Tam donanımlı on erle...
Çavuş sert bir dönüşle odadan çıkarken, "Ha şöyle," dedi içinden Tatar Yüzbaşı. "Biliyorum pek hoşlanmadın ama, iyi bir iş göreceğiz bu akşam..."
Bahar başlarıydı, havalar ılımaya başlamıştı. Hafifçe araladığı cemsenin penceresinden ince bir yel yalıyordu Durmuş Çavuş'un kararık yüzünü. Asfalt tenhaydı. Dereboyundaki söğütler görünüyordu ön camlardan, dal uçları kabarmış, uçuk bir yeşillik... İnce bir hüzün dolardı içine böyle akşamlarda, anlatılmaz duygularla kabarırdı yüreği.
12 Eylül döneminde:
"... 49 kişi idam edildi.
1.683.000 kişi fişlendi.
210 bin davada 230.000 kişi yargılandı.
7.000 kişi için idam cezası istendi.
517 kişiye idam cezası verildi.
98.404 kişi örgüt üyeliği suçuyla yargılandı.
30.000 kişi sakıncalı sayılarak işten çıkarıldı.
14.000 kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
23.667 devlet görevlisi sürüldü."
- Gazeteler -
MEHMET BAŞARAN
EYLÜLÜN KIZGIN SOLUĞU
“Tutuklusun sen de… Karakollara, havaalanlarına, sınır kapılarına yazılmış, gördüğün yerde… ‘Gizli örgütün beyin takımından olduğu’ deniyor iddianamede, suç listen epey kabarık. Durum aydınlanana kadar kaçmak zorundasın… Ensende eylülün kızgın soluğu…
Duvarlarda arananların solgun fotoğrafları… Gazetelerde sıkıyönetim duyuruları, alanlarda konuşan resmi giysili yüzü yitik bir general…”
Mehmet Başaran’ın, toplumu gerilere götüren kara döneme tanıklığı “Eylülün Kızgın Soluğu”… Öbür anaların yaşadıklarını yaşıyor Elif Ana da, dilinde Nazım’dan dizelerle:
…sana düşman bana düşman
düşünen insana düşman
vatan ki bu insanların evidir
sevgilim, onlar vatana düşman…