Çocuklar için hazırladığım Cumhuriyet Kitapları'nın ikincisi olan Bir Varmış Bin Yokmuş'ta yer alan halk masallarının her biri, birinci kitap olan Esil ile Yeşil'de de olduğu gibi, yine çocukları iyiden, güzelden ve doğrudan yana tavır almaya yönlendirecek, bilinçlendirip uyandıracak olan mesajlarla-iletilerle yüklüdür.
ÖNSÖZ
Bir sözlü halk edebiyatı ürünü olan masalların, çocuk eğitimindeki rolü yadsınamaz. Masallar, ait oldukları toplumların gelenek-görenek-inançlarını, sosyal-kültürel-ekonomik yapılarını yansıtan, pek çok motiflerden oluşurlar. Böyle olunca da "insanın serüvenini" geçmişten günümüze, günümüzden de geleceğe taşır dururlar. Bu taşıyıcılık işlevi özellikle, sosyolojik ve kültürel açıdan çok önemlidir.
Masallarda büyük bir çoğunlukla iyilik, dürüstlük, adalet ve çalışkanlık üstün gelmekte ve yine çoğunlukla mutlu sonla bitip iyiler hak ettikleri yerlere ulaşırken, kötüler de cezalarını çekmektedirler. Bu da henüz gelişmekte olan çocuk ruhlarının, doğrudan ve haklıdan yana tavır koymaları doğrultusunda yönlendirilmeleri bakımından yararlı olacaktır. Her ne kadar, büyüdükten ve hayat cangılında savaşmaya başladıktan sonra, masal gerçeği ile hayat gerçeğinin çoğu zaman çeliştiğini göreceklerse de, o zaman, takvim ve kültür yaşları bunun nedenini, niçinini kavrayıp çözecek olgunluğa erişmiş olacağından, bu çelişkinin nedenlerini anlayabileceklerdir. Önemli olan, onlara temelde güzel ve sağlam değerler kazandırabilmektir. Bunun da en kolay ve etkili yolu masallardan geçer.
Bir ülkedeki halk masallarının hemen hepsinin, başka ülkelerde de benzerleri bulunur. Çünkü, dünya halk anlatıları ortak temel motifler üstüne kurulur ve ortak mesajlar (iletiler) içerir. Bir başka deyişle halk anlatıları evrenseldir. Ulusal olan yönleri ise anlatım sırasında onların içinde yer alan yerel halk kültürü öğeleridir (isimler, giysiler, mekanlar, tepkiler, değer yargıları, gelenek, görenek vb.). Başta masallar olmak üzere, dünya halk anlatılarındaki bu ortaklığı pek çok etik, ekonomik, politik, sosyolojik, psikolojik, pedagojik nedenlerin yanı sıra, genelde insanların dünyayı algılayışlarındaki ortaklıklarda aramak gerekir.
Bu ortak algılayışı, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın 23 Temmuz 2006 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan "Dünyaca" şiirindeki şu dizeler ne güzel anlatır:
Burda, Hindistan'da, Afrika'da/ Her şey birbirine benzemektedir./ Burda, Hindistan'da, Afrika'da/ Buğdaya karşı sevgi aynı/ Ölüm önünde düşünce bir.// Nece konuşursa konuşsun/ Anlaşılır gözlerinden dediği/ Nece konuşursa konuşsun/ Benim duyduğum rüzgarlardır/ Dinlediği.
Bu kitaptaki halk masalları, sözden yazıya geçirilmiş, özgün derleme ürünleridir. Halkın, özellikle çocuklar için masal yaratmak gibi bir "lüksü" yoktur. Masallar içerdikleri mesajlarla-iletilerle, çocuk-yetişkin ayrımı gütmeden, tüm bir halkın eğitimi için yaratılmışlardır. Bu nedenle, derlediğim yüzlerce halk masalından, pedagojik açıdan çocuklara en çok seslenebilecek, iletileri daha kolay anlaşılabilir olanları seçmeye özen gösterdim.
Çocuklar için hazırladığım Cumhuriyet Kitapları'nın ikincisi olan Bir Varmış Bin Yokmuş'ta yer alan halk masallarının her biri, birinci kitap olan Esil ile Yeşil'de de olduğu gibi, yine çocukları iyiden, güzelden ve doğrudan yana tavır almaya yönlendirecek, bilinçlendirip uyandıracak olan mesajlarla-iletilerle yüklüdür. Ayrıca,
Aklıyla yüreğidir
İnsanı güzel kılan
Dış görünüş çoğu kez
Kocaman boş bir yalan
örneğinde olduğu gibi, her masalın ana iletisi saptanarak, anlatının sonunda, kolayca akılda kalabilecek dizeler halinde verilmiştir.
Masalların içerdikleri bu iletiler sayesinde, yazdıklarım amacına ulaşır da, genç-namuslu ellerin, beyinlerin yetişmesine birazcık da olsa katkıda bulunursa, işte o zaman sevinçten ben "deli-divane olsam, çok mu görülür..."
Muhsine Helimoğlu Yavuz
Teşvikiye- İstanbul, Ocak 2007
MUHSİNE HELİMOĞLU YAVUZ
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Bu kitapta yer alan halk masallarının her biri,
Aklıyla yüreğidir
İnsanı güzel kılan
Dış görünüş çoğu kez
Kocaman boş bir yalan
gibi, genel-geçerli mesajlarla-iletilerle yüklüdür. Bu masallar sayesinde, yazdıklarım amacına ulaşır da, genç-namuslu ellerin, beyinlerin yetişmesine birazcık da olsa katkıda bulunursa, işte o zaman sevinçten ben “deli-divane olsam, çok mu görülür…”
MUHSİNE HELİMOĞLU YAVUZ